İZLENİM - Faruk BALIKÇI 

Beklenen tarihi gün geldi. İmralı heyetinin görevini tamamlanmasının ardından herkesin ve kamuoyunun merakla beklediği Öcalan açıklaması için Dağkapı Meydanı’na dev bir led ekran kuruldu. Dört etrafı polis bariyerleriyle çevrildi. Alana giren yollar trafiğe kapandı. Giriş kapılarından üst araması yapılarak alana girildi. Dağkapı Meydanı’nda görev yapan polisler bu kez anlayış gösteriyordu. Newrozlardaki gibi değildi. 
Alan kısa sürede dolduruldu. Öcalan'ın mektubu okunduğu 2013 Newroz gibiydi sanki. Yüzler gülüyor, halaylar çekiliyor. Dejavu yaşanıyordu. Dağkapı Meydanı bir taraftan hüznün, diğer yandan umudun adresi sanki. 1925'te Şeyh Sait ve arkadaşlarının idam edilmesinden 100 yıl sonra bu kez bir tarihin değişmesine tanıklık edecek Öcalan açıklamasıyla.

Halk alanı doldururken megafondan “Diren ha Diyarbekir diren” sözleri yükseliyordu. Hep birlikte eşlik ediliyordu. Herkes Öcalan'ın tarihi açıklamasını heyecanla bekliyordu. Umutluydular. Kimse yerinde duramıyordu. Beklenti yüksekti. 1920'lerdeki gibi. Türk-Kürt ittifaķının gerçekleşeceği umudunu taşıyorlardı. 
Kalabalıktan biri "Bu gece analar uyumayacaktır. Çocuklarına kavuşacakları günün rüyasını göreceklerine inanıyorum" diyerek, aslında barışa olan özlemini dile getiriyordu. Başka biri ise, "Artık insanlar ölmesin. Umut etmekten başka çaremiz yok" diyor. 
Görüntülü açıklama beklenirken, mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle yazılı açıklama yapılması hayal kırıklığı yarattı. Ahmet Türk, Öcalan'ın açıklamasını Kürtçe, Pervin Buldan ise Türkçe okudu. Kalabalık adeta nefesini tutmuş, pürdikkat dinledi. Öcalan'ın mesajı alkışlanarak karşılık gördü.

Muhabir: Faruk BALIKÇI