Ali ÖZGÜÇ yazdı...
Yok mu bu katliamlara “Dur!” diyecek gerçek müminler? Yok mu o korkak ama cesaretini ümmetin suskunluğundan alan katil Siyonistlere, “Yeter artık, belini kıracağım!” diyecek Müslüman lider?
Bugün Gazze’de, dünyanın gözü önünde büyük bir trajedi yaşanıyor. Büyük bir soykırım ve katliam gerçekleşiyor. Çadırlarda bile güvende değiller! Müslüman ülkeler sadece seyrediyor, İslam ümmeti Siyonistleri durduracak hiçbir olumlu adım atmıyor. Yahudi kafirlerini caydıracak, uzaklaştıracak ve bu katliamı sona erdirecek ciddi bir hareket yapılmıyor. Neden hala Müslüman ülkelerde büyükelçilikleri bulunuyor? Ticaret ve diğer bağlantılar devam ediyor. Halkı müslüman devletlerde ciddi protesto,hükümet lerin harekete geçmesi için ciddi baskılar yapılmıyor. Ses getirecek eylemler gerçeşmiyor.Sonuçta Allah cc herkese gücü nispetinde bir hesab soracak ve hiçkimse bu hesaptan kurtulamayacak .Ancak mazlum Filistin halkı direnmeye ve karşı koymaya devam ediyor. Özellikle Gazze halkı, eşi benzeri görülmemiş bir direnişe ve tarihi bir mücadeleye imza atıyor. Fakat yalnız kalmış, terk edilmiş durumda. Gazze halkı, İsrail’e, ABD’ye ve bütün emperyalist güçlere boyun eğmediği gibi pes etmiyor, aksine direnmeye devam ediyor.
Aslında bu direniş, bir ölüm kalım mücadelesidir. Ya bir halk topyekûn yok olacak, yerinden, evinden, vatanından sürülecek; ya da kendi topraklarında özgürce, insanca ve Müslümanca yaşayarak istiklalini, onurunu ve izzetini koruyacaktır. Gazze’deki direniş sadece Filistin halkına ait değildir; bu direniş, artık bütün İslam ümmetinin ortak mücadelesi haline gelmiştir. Müminlerin ortak davasıdır. Zira bu direnişin asıl kıvılcımı Mescid-i Aksa ve Kudüs’tür.
Mescid-i Aksa, Kur’an’da Allah’ın övdüğü ve Peygamber’in Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya götürüldüğü, oradan da Mirac’a yükseldiği eşsiz bir mucizedir. Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa, Resûlullah (s.a.v) Mekke döneminde namazlarını o yöne dönerek kılmış ve ashabına da böyle emretmiştir. Medine’de İslam devletini kurduktan sonra da bir süre Mescid-i Aksa’ya yönelerek namaz kılmalarını buyurmuştur. Hicret sonrası Peygamber Efendimiz, Mescid-i Aksa’dan söz etmiş ve şöyle buyurmuştur:
"Bu mescidi ibadetlerinizle ihya edin, orada iki rekât namaz kılın. Şayet gidemiyorsanız, kandillerini aydınlatmak için zeytinyağı gönderin!" (Ebu Davut, Kitâbu's-Salât)
Bu vasiyet, Müslümanların orayı fethedip İslam diyarı haline getirmesi hususunda bir emir hükmündedir. Peygamber’in bu emri, Allah’ın yüce emridir. Bu yüzden Hazreti Ömer, bizzat Medine’den Şam’a hareket etmiş ve Mescid-i Aksa’nın anahtarlarını oranın papazlarından teslim almıştır. Papazlar, "İşte bu emaneti alacak ve koruyacak kişi budur!" diyerek anahtarı Hazreti Ömer’e vermiştir.
Mescid-i Aksa hakkında Peygamberimizin şu hadisi de çok manidardır:
"Yolculuk, özel olarak sadece üç mescide yapılır: Birincisi Mescid-i Haram (Kâbe), ikincisi Mescid-i Nebevî (Peygamberin medfun olduğu mescit), üçüncüsü ise Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’dır. Mescid-i Aksa’da kılınan bir rekât namaz, başka yerlerde kılınan bin rekât namaza bedeldir." (Buhârî, Fezâilü's-Salât, Müslim, Hac)
İşte, küfür ile İslam arasındaki mücadele, Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın verdiği mücadele ruhunda saklıdır. Tarih boyunca şu gerçek hiç değişmemiştir: Kim Kudüs’e ve Mescid-i Aksa’ya hâkim olursa, dünyada da egemenlik ondadır. Kim kaybederse, egemenlikten de mahrum olur.
Bugün Gazze’yi müdafaa etmek, mücahit halkını bu saldırılardan korumak ve Yahudi çetelerine karşı mücadele etmek, Kudüs ve Aksa’yı müdafaa etmek kadar kutsaldır. Zira bugün Gazze’de verilen bedel, Kudüs ve Aksa için veriliyor. Oradaki cihat, Kudüs ve Aksa’nın özgürlüğü için yapılmaktadır. Belki de tüm İslam ümmeti için verilen bir mücadeledir.
Öyleyse Gazze’ye yardım etmek, tüm İslam ümmetinin fertlerine, hükümetlerine ve askeri birliklerine farz-ı ayn hâline gelmiştir! Zira iki yılı aşkın süredir bu katliam, bu vahşet, bu saldırılar devam etmektedir. Elbette dua etmek gereklidir, ancak sadece dua yetmez; icraat da gereklidir. İşte icraat vakti gelmiştir!
Müminler bugün harekete geçmezse, ne zaman geçecekler? Yahudi’ler asla ve asla sözden anlamayacaklarını tarih boyunca defalarca kanıtlamışlardır. Peygamber Efendimiz, Hendek Savaşı’ndan sonra Yahudi çetelerinin kökünü kazımış, yedi yüz teröristi bir günde yok etmiştir. Bu, onların ancak güç ile durdurulabileceğinin en açık göstergesidir.
Bugün bize düşen, bu mazlum Gazze halkını savunmak, onlara destek vermek ve cihatlarını sürdürebilmeleri için maddi ve manevi destek sağlamaktır. Bu, ümmetin tamamı için farzdır!