ÖZEL HABER - Sertaç KAYAR
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Miras Listesi'nde bulunan Diyarbakır surları ve Hevsel Bahçeleri’nde yaşanan tahribatlar, kentin kültürel mirasına gölge düşürüyor. Tahribatlar, UNESCO’nun geçtiğimiz aylarda Hindistan’ın Delhi kentinde düzenlenen toplantısında da gündeme geldi. UNESCO Dünya Mirası Komitesi, Diyarbakır’ın Dünya Mirası Listesi’nde bulunan tarihi mekanlardaki tahribatlara dikkat çekerek, kültürel varlıkların güncel korunma durumu ve eylem planları ile ilgili 1 Şubat 2025 tarihine kadar süre verdi. Korunmayan varlıkların miras listesinden çıkarılma riski bulunuyor.
UNESCO’NUN DİYARBAKIR KARARLARI
Güneydoğu Ekspres Gazetesi, “Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı” ile ilgili UNESCO Dünya Mirası Komitesi’nin aldığı tavsiye kararlarına ulaştı. Alınan kararlarda söz konusu alanlarda yaşanan tahribatlara dikkat çekiliyor. Alınan kararlarda 2023 depreminin etkilerine yönelik müdahale de dahil olmak üzere, şehir surlarında son yıllarda gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarına devam etmesi istendi. Komite, Hevsel ve surlar ile ilgili geri dönüşü olmayan kararlar alınmadan önce Danışma Organları tarafından değerlendirilmek üzere DM Merkezi’ne iletilmesini istedi.
KURUMLAR ARASI DİYALOG MEMNUNİYETİ
Komite ayrıca, Dünya Miras Merkezi ve Danışma Organları arasında başlatılan diyalog sürecini; Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında Yönetim Planının güncellenmesine yönelik imzalanan anlaşmayı; ayrıca Hevsel Bahçeleri ile ilgili olarak yürütülen ve Dünya Miras Merkezi’ne sunulan ön çalışmayı memnuniyetle karşıladığını ifade etti.
KOMİTENİN HEVSEL BAHÇELERİ İLE İLGİLİ TALEBİ
Komite, Hevsel Bahçeleri ile ilgili olarak gerçekleştirilmesi planlanan çalışmaların, parsel büyüklüğü, mahsuller, kullanım, mülkiyet açısından varlığın Dünya Mirası Listesi’ne kaydından bu yana meydana gelen değişikliklerin yanı sıra kent ile olan tarihsel ve işlevsel bağlantılara, sosyo-tarihsel tarım uygulamalarına, ekolojiye ve geleneksel sulama sisteminin varlığın Üstün Evrensel Değeri’ne yapabileceği katkıya odaklanmasını talep etti.
ONGÖZLÜ KÖPRÜ’DEKİ RİSK
Komitenin aldığı kararlar arasında tarihi Ongözlü Köprü ile ilgili ifadeler dikkat çekti. Tarihi köprüde yaşanan tahribata ilişkin şu ifadeler yer aldı: “Ongözlü Köprü'nün tarihi çevresini yok eden büyük ölçekli değişikliklerden duyduğu endişeyi ifade eder ve Taraf Devlet’ten, Köprü’nün çevresinde meydana gelen gelişmelerin olumsuz etkilerini tersine çevirmek için uygulanabilir eylemlerin ve zaman çizelgesini içeren bir eylem planı geliştirmesini ve bu eylem planını Danışma Organları’nın incelemesi için Dünya Mirası Merkezi’ne iletmesini ayrıca talep eder.”
“GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR KARAR ALINMADAN ÖNCE DÜNYA MİRAS MERKEZİ’NE İLETİLMELİ”
Komitenin Suriçi ile ilgili ise “Varlığın DM Listesi’ne kaydı sırasında taraf devletten, Suriçi Koruma Amaçlı İmar Planı hükümlerinin güçlendirilmesi de dahil olmak üzere, kentsel dokunun korunması için tampon bölgenin yasal koruma statüsünün güçlendirilmesi talebini yeniler ve ayrıca Suriçi Koruma Amaçlı İmar Planları’nın yasal olarak bağlayıcı olduğunu ancak güncellenebileceğini kaydederek, taraf devletten aşağıdaki hususları talep eder: Suriçi’nin tarihi yapı dokusunun güncel durumu ve varlığın ÜED’ne katkısı esas alınarak mevcut Suriçi Koruma Amaçlı İmar Planları’nın yeniden değerlendirilmesi. Yinelemeli bir KÜMED süreci aracılığıyla, mevcut Koruma Amaçlı İmar Planları’nın, Suriçi’nin ÜED’ne katkısını güçlendiren bir plan olarak, taslak güncellenmesinin geliştirilmesi, değerlendirmeleri, güncellenmiş taslak planları ve KÜMED'leri, geri dönüşü olmayan herhangi bir karar alınmadan önce Danışma Organları tarafından incelenmek üzere Dünya Miras Merkezi’ne iletilmesi” gibi kararlar yer aldı.
1 ŞUBAT 2025 TARİHİNE KADAR SÜRE VERİLDİ
Komite son olarak, Türkiye’den Dünya Miras Komitesi’nin 47. Oturumunda incelenmek üzere, 1 Şubat 2025 tarihine kadar, varlığın korunma durumu ve talep edilen eylem planları da dahil olmak üzere yukarıdakilerin uygulanmasına ilişkin güncellenmiş bir raporu Dünya Miras Merkezi’ne iletmesini talep etti.
UCAMAN: KENTTEKİ TÜM AKTÖRLERLE KARAR ALINMALI
UNESCO’nun Diyarbakır ile ilgili aldığı kararları Güneydoğu Ekspres’e değerlendiren TMMOB Sur UNESCO Komisyonu Üyesi Abdulsamed Ucaman, konu ile ilgili her başlık ile ilgili kurumların değerlendirme yapıp alan yönetimine bildireceklerini söyledi. Ucaman, “Kararların kollektif tartışılıp kurumlar arasında görev dağılımı ve iş planının ortaya çıkması gerekmektedir. Tabi burada Alan Yönetimi’nin alacağı kararlar resmi kurumlara resmen iletildiğinde kurumların bu konuda gereğini yapması gerekmektedir. Alan Yönetimi’nde alınan kararlar bağlayıcıdır. Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı olarak değerlendirilen ve çerçevesi tampon bölgesi ve içerisindeki tarihi yapılar ile birlikte değerlendirilmektedir. Bu nedenle kapsamlı bir değerlendirmenin yaşama geçilebilmesi için kentin bir bütünü olarak sahip çıkılması gereken bir durumdur. Sadece resmi kurumlar ile bu işin yürütülemeyeceğini zaten biliyoruz. Bu nedenle kentteki tüm aktörlerle ilgili tüm STK’lar ile birlikte kararların alınması gerekir. Alan Yönetim Planı’nın revizesi henüz yapılmadığından Danışma Kurullarında ve eşgüdüm ve Denetleme Kurullarında kentteki belirli STK’lar olarak son 6 aydır yer almaktayız” diye konuştu.
“HER KURUM, PRATİK ÇALIŞMA ALANLARI PLANLAMALI”
“Reaktif Misyon Raporunda izleme ve tespitlerini öneri olarak sunmaktadır” diyen Ucaman, “Bundan sonra süreç Alan Yönetimi’nin Danışma kurulları, eşgüdüm ve Denetleme Kurullarını toplaması gerekir. Bu kurulların içerisinde STK’lar dışında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Sur ve Yenişehir ilçe belediyeleri, ilgili resmi kurumlar ve akademisyenler de vardır. Sürecin UNESCO’da belirtilen maddelerin her birinin kurumlar tarafından değerlendirilerek Dünya Mirası’nın korunmasına yönelik verilen tavsiye kararlarının nasıl yapılacağı ne şekilde gerçekleştirileceği konusunda her kurumun kendinden doğru pratik çalışma alanlarının planlanması yapıldıktan sonra bunun takvimlendirmesi ve yapılanların UNESCO’ya rapor şeklinde sunulması gerekmektedir” dedi.
“YAPISAL BİR DEĞİŞİMİ ZORUNLU KILMAKTADIR”
UNESCO’nun tavsiye kararlarında üç ana konunun olduğuna dikkat çeken Ucaman, şöyle devam etti: “Bir taraftan surların durumu, tampon alandaki tarihi yapılar ve Hevsel Bahçeleri olarak özetleyebiliriz. Tarihi yapıları, orada yaşayan insanlar koruyabilir. Demografik değişimin gerek surlara gerekse de Hevsel’e zarar vereceğini söylemiştik. UNESCO da bu konuda boşaltılan, yıkılan mahallelerin demografik yapısının değiştirildiğini ve alanların vasfının dönüştürüldüğünü ve süreç içerisinde surlara ve Hevsel’e olumsuz etkilerinin olduğunu değerlendirmektedir. Kararlarda, Alan Yönetimi planının revizyonu ile yapısal bir değişimi zorunlu kılmaktadır. Yine tarihi yapıların ve alanların korunması, alan işgalleri, ekolojik alanlar, Hevsel’de biyoçeşitliliğin korunması, flora ve faounanın göz ardı edilmemesi, geleneksel tarımsal faaliyetlerin korunması gibi kısaca önerileri bulunmaktadır.”
“BİR KAMPANYA İLE TÜM KENT SAHİPLENMELİ”
Ucaman, son olarak şu önerilerde bulundu: “Ancak biz bir bütün olarak toplumdaki tüm dinamiklerin sahiplenmesi ile bunun gerçekleşeceğini göz ardı etmememiz gerekmektedir. Bu nedenle bir kampanya şeklinde tüm kentin sahipleneceği bir durum söz konusudur. Ciddi bir bilinçlenme kampanyasının gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Zira tarihi mirası korumak komplike ve bir bütün alan planlanmasından geçmektedir. Kentteki dinamikler olarak başta TMMOB ve diğer STK’lar bu konuda oldukça özverili hareket edeceğiz ve kamuoyunu da bu konuda bilgilendirici bilinç oluşturucu faaliyetlerimiz olacaktır.”