Ahmet Sünbül
Diyarbakırlı yönetmen ve gazeteci Devrim Aktürk, köşklerde, konaklarda, evlerde, yollarda kullanılan ya da ustalar tarafından yontularak sanat eseri haline getirilen bazalt taşının belgeselini yaptı. Özellikle bazalt taştan yapılma Surların sahipsiz bırakılması ve tahrip edilmesinin kendisini bu belgeseli çekmeye teşvik ettiğini belirten Aktürk, bunun için 1,5 yıl tek başına emek sarf ettiğini söyledi.
Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü mezunu olan genç yönetmen ve gazeteci Devrim Aktürk, 10 yıldır kendi çapında amatörce Diyarbakır ile ilgili belgeseller çekiyor. Henüz çekimine başlamadığı 6 belgesel senaryosu ve Diyarbakır ansiklopedisi üzerine çalışmaları ise sürüyor.
Hem serbest gazetecilik hem de belgesel yönetmenliğini yaptığını belirten Aktürk, ilk kısa filmini "Hivru" adlı kısa filmini henüz 17 yaşında iken çekmiş. Ardından "Diyarbakır'da Dengbêj Kültürü", "Diyarbakır'da Sahaf Kültürü, "Harmanlar Köyü", "Ali Gaffar Okkan" gibi belgeseller ve kısa filmler çekmiş.
‘Amacım Diyarbakır’ı tüm insanlığa duyurmak’
Diyarbakır’ın yoksul bir bölgesinden çıkıp, çok zor ve kısıtlı imkânlarla bu çalışmaları yaptığını, Diyarbakır’a sevdalı bir genç olduğunu söyleyen Aktürk, “En büyük amacım ve gayem kentimi tüm insanlığa duyurabilmektir" dedi.
‘Surlar tahrip ediliyor'
Mezopotamya'nın kalbi ve uygarlığın başkenti olan Diyarbakır’ın 10 yıldır tarihiyle ilgilendiğini ve en çok karşısına bazalt taşının çıktığını belirten Aktürk, ancak günümüzde bazalt taştan yapılmış Surların ve tarihi evlerin kaderine terk edildiğini, sahipsiz bırakıldığını ve binlerce yıllık Surların sprey boyalarla yazı tahtasına döndüğü için bazalt taşına yöneldiğini ve bunu kamuoyuna aktarmak için böyle bir belgeseli çektiğini söyledi. Bazalt taşının dünyanın en sağlam ve en dayanıklı taşı olduğu için yapılarda, yollarda kullanıldığını kaydeden Aktürk, eskiden neden bu taşın tercih edildiğini şöyle anlattı: "Tüm zorlu şartlara üstün dayanıklılık göstermesi sayesinde de, doğal taşlar arasında en çok tercih edilen taş bu taştır. Sunduğu muhteşem özellikler sayesinde bazalt taşının kullanım alanı da oldukça geniştir. Bazaltlar homojen, solmayan, cilasız, silinmiş veya kaba yontulmuş yüzey biçimleri ile son yıllarda yurt içi ve yurt dışı doğal taş kullanıcılarının tercihlerinin başında geliyor. Yine bazalt, atmosferin bozuşturma tesirlerine karşı dayanıklılığı ve ısı-ses izolasyonu sağlama özellikleri eklenince birçok projede kaplama taş olarak kullanılmaya devam ediyor. Karacadağ'dan getirilerek taş ve mermer ocaklarında işlenen bazalt taşı, günümüzde batı illerine ihraç ediliyor."
'Benim için zorlu bir süreç oldu'
Bazalt belgeselinde Diyarbakır’ın taş oymacılığı işi ile uğraşan ustalardan yardım aldığını, bu taş ustalarının bazalt taştan yaptıkları sanat eserlerine de yer verdiğini ifade eden Aktürk, "Kısıtlı imkânlarla tam bir buçuk yıllık süre zarfında bu belgeseli tamamlayabildim. Benim için zorlu bir süreç oldu. Bazen sıcak hava şartlarında istediğim görüntüyü alabilmek için saatlerce güneş altında beklediğim oldu. Surlarda gün doğumu süreci de çekmeye çalıştım, gün batarken ki anı da görüntülemeye gayret gösterdim. Bunların her birini de bir başıma yaptım. Maalesef ki yardımcı olmasını istediğim dostlar bana destek olmadılar. Kimisi parayı bahane etti, kimisi ise zamanı. Ve benim kendilerine sunabileceğim ne param vardı, ne de zamanım. Onun için tamamen amatör bir şekilde ve tek başına bu çalışmayı tamamladım" şeklinde konuştu.