Cizre’de engelli bir yurttaş o haliyle pamuk şekeri satarken bir polise denk gelir. Polis, o yurttaş yorulmasın diye tüm pamuk şekerlerini satın alıp Newroz kutlamasında olan çocuklara dağıtır.
Halepçe, sadece zavallı bir diktatörün gözü dönmüşlüğünün fotoğrafı değil, çıkarlarını hep önde tutan ve sadece kendilerine hizmet edenleri sevenlerin de görmezden gelip neredeyse alkışladığı korkunç...
“Acı ile alakalı bir kaygın yoksa ve bir zararın kenarından dahi geçmemişsen atıp tutarsın tabi” diyen bilge, çok doğru ve yerinde bir ifade kullanmış.
Geçen gün annemin sağlık sorunları nedeniyle Silvan’dan Diyarbakır’a gelmemiz gerekti.
Hepimizin içinde biraz siyaset vardır. E sonuçta Ortadoğu coğrafyasının insanlarıyız.
Matematik önemli bir bilim dalıdır. Çok nettir. Bir haysiyeti vardır matematiğin ve ona bağlı kalmayanları rezil rüsva edebilme yeteneğine sahiptir.
Japonya’da ilkokul okuma fişleri “yaşamak için üreteceksin” ile başlar. Almanya’da ise, “üretim ve yaşam disiplinle başlar.”
Büyükannemin “efferim ji we re, ziman zîyarete hûn zimanê xwe jibîr bikin wê zîyaret xenîmê we bibe” sözünü işittiğimde küçüktüm ve evimizde herkes Kürtçe konuşurdu.
Aslında yazıya “kim doğru söyler” diye başlık atılabilir. “Nereye kadar bu yalanlar” diye de olabilir mesela.
“Çocukluğumuzda hayat daha güzeldi” diyen 50 yaş ve altı insanlar haklılar. Mesela çocukluk yıllarımda kartların değil insanların kredileri vardı. Mahalle esnafımıza borç yazdırabiliyorduk. Mahallemiz...
“Bir insanın en büyük sanatı iyiliktir” sözünü duyduğumda ortaokul sıralarındaydım. Ve ne yalan söyleyeyim, bu sözün esas anlamına vakıf olacak kadar da kötülük vardı etrafımızda.
Cevap veriyorum; El birliğiyle ve de taammüden BİZ! “Kendimize bakar gibi bakmazsak dünyamıza, birlikte batarız da sesimizi duyan olmaz” demiş bilgenin biri.
Bu bağlantı sizi https://www.guneydoguekspres.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.