Mart ayının ikinci haftası gelende yani 15 Mart ve sonrasında Kürt coğrafyasındaki yerleşkelerde peş peşe hemen her gün Newroz Bayramı coşkusu yaşanır. Final illa ki “Amed Newrozu” olur.
Tarihte yaşanmış / yaşatılmış büyük katliamların adını elbette koymak gerek. Ayrıca hafıza ve unutmama kültürünün diri tutulması da gerek.
Malumu aliniz bizler gibi kadim şehirlilerin gelip gideni çok olur. Merak ederler ve hikâyelerin aslını evveliyatını asli sahiplerinin dilinden duymak ve görmek anlamak tanımak isterler.
Hafta sonu şehirde DİTAM’ın (Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi Derneği) ‘Tigris Diyalogları’ başlığı altındaki dizi etkinliklerinden biri daha yapıldı.
Şarkının sözünde diyor ki; “Dam’da puşi işlerem Kız, yanağın dişlerem Seni bahan verseler Saç bağın gümüşlerem”
Hikâye şu; ihtiyar adamın kıtlık-kıran zamanlarında doğan oğlu büyüyüp evlenir. Zamanla çocukları olur. Hanenin nüfusu da doğal olarak çoğalır.
Şair der ki; “Dijle, bağrı yaşlardan doğagelmiş bir nehir. İnceden, hafiften ağlayıp durur. Hatırladıkça, içim burkulur…”
Cahit Sıtkı Tarancı şiirinin iki dizesinde der ki; “Bir Dicle farzederdim hayatı, etrafı saz; / Ömrümü, bahar yüklü zincir gibi kelekler”. Boşuna mı Cahit kadim Dicle nehri üzerindeki uzun yolculukl...
Yaşar Kemal üstadın bundan tam yarım asır önce gazeteci Necmi Onur’a verdiği röportajdaki sözüdür; “çağımızda insanlığın başına gelmiş ve gelecek olan en büyük felaket; yoksulluktur…”
“Gelecek nesillere ve geçmişimizin hüznüne armağan niyetine.
Diyarbakır, mevsimlerin hakkını teslim eden; Yazları adam akıllı yaz gibi, güneşinin sıcağında yumurta pişirilen kabilden, kışları da dam boyu karların yağdığı ‘kış gibi kışların’ yaşandığı bir şehird...
Bugün Van’da ustanın şehrinde Yaşar Kemal günü. Ustayı konuşacağız. Batman’dan, Diyarbekir’den, İstanbul’dan geldik / geldi dostlarımız.
Bu bağlantı sizi https://www.guneydoguekspres.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.